Vatana Dönüşte Aklın Yolu

 

Prof.Dr. İlyas DOĞAN

 

     2007 tarihli Vatana Geri Dönüş Kanunundan yararlanmak için müracaat zamanı hızla ilerliyor ve 31 Aralık 2008’de sona erecek. Ancak bu hususta yeterince yol alınabilmiş değildir. Bu yazımda değerli hemşerilerime bu durumun sebepleri hakkında kısa bir değerlendirme yapmak ve daha sonra geri dönüşün başarılı olması için nasıl davranmamız gerektiği konusu üzerinde duracağım. Unutulmamalıdır ki geri dönüş konusunda başarısızlık, hepimizin başarısızlığı olacaktır. Bu sebeple başta Ahıska aydınları, Ahıska liderleri olmak üzere herkesin sorumlu ve sağduyulu davranması gerekir.

 

Geri dönüşü başarısız kılmaya yol açacak bazı bilinçli ve bilinçsiz davranışlar

 

     Öncelikle ifade edelim ki bazı karanlık çevreler, Ahıska’ya dönüş başvurusunu engellemek ve müracaatların mümkün olduğunca düşük olması için kolları sıvamış durumdadırlar. Bunu nereden anlıyoruz? Bu durumu daha önce karşılaşmadığımız tekliflerle karşı karşıya kalmaktan anlıyoruz. Mesela bazı derneklerimize “Ahıska geri kalmış bir bölgedir, oraya gideceğinize gelin Artvin’e yerleşin!” veya “Geri dönüş kanunu hiçbir hak vermiyor, bunu protesto edin, Gürcistan yeni bir kanun çıkarsın!” şeklinde teklifte bulunanlar var. Bu ve bunun gibi “akıl hocalarını” iyi niyetli saymak mümkün değildir.

 

     Bunun yanında hemşerilerimizi vatana geri dönüşten caydırmak için akla hayale gelmeyen yalanlar ve dedikodular ortaya atılmaktadır. Yalan yanlış haberler yayarak kafalar karıştırılmaya çalışmaktadır. Ancak bu tür girişimlerin nafile ve boşuna faaliyetlerden ibaret kalacağını tarih yazacaktır.

 

     Türkiye’deki bazı Ahıska dernekleri de farkında olmadan vatana dönüşü baltalamaya çanak tutmaktadırlar. Mesela elime İzmir Ahıska Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneğinin 29.05.2008 tarihli bir metni ulaştı. Burada kısaca şu söylenmeye çalışılmaktadır: “Geri dönüş Kanunu yetersizdir. Bu kanunu kabul etmiyoruz. Gürcistan yeni bir kanun çıkarsın.” Bu ve buna benzer iyi niyetli ve “akıllıca” olmasını düşünmek istediğimiz; hemşerilerimizin kafasını karıştırmaya yol açmaktan başka bir “faydası” olmayan tavır ve faaliyetlerden kaçınmak zorundayız. Unutmayalım ki Türkiye’de bile Ahıska Türklerine ilişkin şimdiye kadar sadece bir defa kanun çıkarılabilmiştir. Hemşerilerimizin geri dönüş müracaatlarında zamanı kaçırmalarına sebep olacak ve kötü niyetli engelleme faaliyeti yürütenlerin ekmeğine yağ sürecek bu tür propagandalar Ahıska davasında derin yaralar açma tehlikesini içinde barındırmaktadır. Müracaat zamanı geçtikten sonra geri dönülmez bir yola girmiş olacağız…

 

Yazının devamı dergimizde yer almaktadır.