Açık Müracaat

 

 

Fenix, Аrizоna-ABD, 17 Aralık 2007

Gürcistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı

Sayın Mihail Saakaşvili

Gürcistan Cumhuriyeti Parlamento Başkanı

Sayın Nino Burcanadze

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Yüksek Komiserliği

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği

AK Gürcistan Temsilciliği

AGİK Azınlıklar Yüksek Komiserliği

AK Parlamenterler Asamblesi

AK Bankalar Kurulu

ABD Devlet Başkanı

T.C. Cumhurbaşkanı

T.C. Washington Büyükelçiliği.

 

     “SSCB Yönetimi Tarafından 20. yy 40’lı Yıllarında Temmuz Zoraki Olarak Gürcistan’dan Tehcir Edilmiş Kişilerine Vatana Dönmeleri Hakkında 17 Temmuz 2007’de kabul edilmiş Gürcistan Kanunu” meselenin çözümünde sadece bir adımdır. Ne yazık ki bu yasa, bizi hayal kırıklığına uğratmış olup bu şekliyle uygulanması beklenemez. Bu yasa amacına uygun değildir ve ilgili problemlerin çoğunu çözümsüz bırakmaktadır. Üstelik Gürcistan Anayasasına uymadığı gibi uluslar arası hukuk ilkeleriyle de bağdaşmıyor; ayırımcı ve eksiktir, somut güvenceler vermiyor. Açık riskler taşıyor ve sonuç itibariyle bizleri tatmin etmekten çok uzaktır. Bizce Gürcistan bu Kanunla kendi halkını, Ahıskalıları ve dünya kamuoyunu oyalamaktadır ve taahhüdünden caymaktadır.

 

     AHISKA Türkleri, bu şekliyle yasayı kabul edemezler ve 63 yıl sonra bile olsa yurtlarına onurlu ve hukuken aklanmış olarak dönmek istiyorlar. Sadece iftiradan kurtulmak istiyor, haklarımızın iadesini bekliyoruz. Ecdadımızın tarihî yurduna güvencelerle dönmek hakkımızdır. Halen Ahıska bölgesinde oturanların hakları zarar görmeden ve kimse mağdur edilmeden dönmek, Gürcistan vatandaşları olmak istiyoruz. Kimliğimizi korumak için imkân dâhilinde bir arada iskân edilmemiz gerekir.

 

     Bu açıdan söz konusu yasanın değiştirilmesini ve uluslararası hukuk normlarına, mağdur Ahıskalıların hak ve menfaatlerine, Gürcistan’ın taahhütlerine ve evrensel insan haklarına uygun hale getirilmesini bekliyoruz. Söz konusu sürgün, Gürcistan SSC Halk Komiserleri (Bakanlar) Kurulunun Müslüman Türk nüfusun iç arazilere tahliyesi için SSCB Halk Komiserleri Bakanlar Kuruluna sunduğu 05.05.1944 tarihli istek üzerine Devlet Savunma Komitesinin 31.07.1944 tarihli 6279cc Sayılı tamamen gizli kararıyla uygulanmıştı. 1991’de gizlilikten çıkarılan bu kararda bizzat milli kimlikler (Türk, Kürt ve Hemşinli) belirtilmiş ve böylece devlet, kendi vatandaşlarına açıkça ayırımcılık yapmış, herhangi bir yargı kararı olmaksızın idarî şekilde yaklaşık 100 bin kadın, çocuk ve ihtiyarı, ayrıca 1945’te savaştan dönen askerleri toplu halde, Orta Asya’ya sürmüştür. Bu sebeple halkın adı, sürgün kararında olduğu gibi kanunda da belirtilmelidir…

 

Yazının devamı dergimizde yer almaktadır.