Editör Yazısı

Merhaba Sevgili Okuyucularımız,

Büyük bir sevinç ve heyecanla derginizin üçüncü sayısını sunuyoruz.

Bu sayıyı da öncekiler gibi dolgun bir muhtevayla hazırlamaya çalıştık.

Dergiyi üç ayda bir çıkarmanın, bazı okuyucularımızı sıktığına dair haberler almaktayız. Onlar, bu derginin daha kısa zaman aralıklarıyla çıkmasını arzu ediyorlar. Bu güzel arzuya katılmamak elde değil. Ne var ki şartlarımız şimdilik bunu gerektiriyor. Bunun başlıca sebeplerinden biri şüphesiz ekonomiktir. İkinci sebep de kısa zaman aralıklarıyla çıkan bir derginin aynı seviyeyi koruyup koruyamayacağını hesaba katmamız gerekir. Bu derginin adı ve sahası bellidir. Ne yazık ki bu sahada yetişmiş, birikimi olan çok insan yok… Rasgele yazılarla dolu bir dergi de Bizim Ahıska ismine yakışmaz. Bunun içindir ki bazı okuyucularımız ve dostlarımız, böyle üç aylık gitsin, ziyanı yok; yeter ki seviyeyi muhafaza etsin demektedirler. Biz de bu görüşteyiz. Duamız üç aydan ötelere sarkmamasıdır. Bunun için de Bizim Ahıska okuyucularının dergiye sahip çıkmalarını, maddî ve manevî desteği esirgememelerini diliyoruz.

Elinizdeki sayıda yer alan yazılar, konunun ehli olan kişiler tarafından kaleme alınmış,  zevkle ve istifadeyle okuyacağınızı umduğumuz yazılardır. Bu sayıda dikkat çekici bir husus var: Ahıska Türklerinin 1944 yılı sürgünü, sıradan bir musibet değil, belirli bir toplumu yok etmeye yönelik bir insanlık trajedisi olduğuna dikkat çeken yazılara ağırlık verildi. Yusuf Uramalı ile Kâmile Zubanova’nın yazıları ibret levhalarıyla doludur. Orhan Uravelli, 1957 Kararnamesi’ni değerlendiriyor.

Y. Polikoğlu, Azerbaycan’da basılmış olan Ömer Faik’le ilgili bir kitabı gözden geçiriyor. Ahıskalılara reva görülen zulümlere değişik pencerelerden bakan  bu yazıların ilgiyle okunacağını umuyoruz. Kitap demişken, arka kapaktaki Ahıska kitaplarına yenilerinin eklendiğini de belirtmeliyiz. Gerçekten herkesin mutlaka okuması gereken kitapları tanıtan bu sayfayı, bütün Ahıskalılar ve Ahıska dostları dikkatle takip etmelidirler.

Arkadaşlarımız Paşali Seferoğlu ile Tevfik Suliyev, Avrupa Konseyi ve Gürcistan merkezli yazılarında Ahıska Türklerinin vatana dönüş mücadelesiyle ilgili gelişmeleri değerlendirdiler.

Nusret Kopuzlu tarafından kaleme alınan, Biz, Ermeniler ve Onlar başlıklı yazının, Türkiye için artık hayatî önem taşıyan; Ahıska’nın da içinde bulunduğu bir coğrafya ve Ahıskalıları ilgilendiren bir konuyu işlemesi itibariyle dikkat çekeceğini umuyoruz.

Yunus Zeyrek’in daha önceki sayılarda çıkan Ahıska Meşhurları ile Ahıska Âşıkları başlıklı yazılarının son bölümlerini okuyacaksınız.

Uzun zamandır eksikliğini hissettiğimiz Ahıska Bölgesi haritasını, köy isimlerinin halkımız tarafından söylendiği şekliyle iç kapakta veriyoruz. Bu harita üzerinde çalışan Yeryüzü Ajans’a teşekkür ederiz.

Şahver Karasüleymanoğlu’nun, Türkiye’de Ahıska ve Ahıskalılarla ilgili araştırmaların öncüsü olan ünlü bilgin rahmetli hocamız Prof. Kırzıoğlu’yla çok önceleri yapmış olduğu röportajı, Hocamıza rahmet vesilesi olması dileği ile sunuyoruz.

Federasyon yönetimini makamında kabul eden Devlet Bakanımız Sayın Prof. Dr. Mehmet AYDIN’la yapılan görüşmenin fotoğraflı haberi, bu sayıya ayrı bir tat katmıştır.

Ve tabii ki diğer yazılar ve haberler…

Yeni sayılarda buluşmak ümidiyle sağlıcakla kalın …