Ahıska Türklerine Beyanname

AHDEF

Avrupa Konseyi’nin başlattığı bir çalışmanın sonucu olarak Gürcistan Cumhuriyeti, son zamanlarda ciddî adımlar atma yoluna girmiş, Ahıska Türklerinin vatana dönüşüyle ilgili programlar hazırlamaya başlamıştır. Bunun en gözle görülür delili, Devlet Bakanı Sayın G. Haindrava’nın Türk Cumhiriyetleri seyahatidir. Sayın Haindrava, bu ülkelerde sürgün hayatı yaşayan Ahıskalıları ziyaret ederek bir nabız yoklaması yapmıştır.

Sayın Haindrava’nın “Ne Mesheti Türkleri, onlar Meshlerdir, Türk değiller!” şeklindeki demeçleri bize ürküntü verse de, “Bu halk çok aşağılandı ve çok eziyet çekti. Zorla göçe tabi tutuldu. Onların tarihî vatanlarına dönüşünü sağlamak, bizim boynumuzun borcudur.” gibi sözlerini, vicdan sahibi bir insanın ve sorumluluk duygusu olan bir devlet adamının ifadeleri olarak değerlendirmekteyiz.

Ne var ki Tiflis’te hangi davaya hizmet ettiği bilinmeyen bazı karanlık çevrelerin organize ettiği “Meshlerin Halil Gozalaşvili Adında Uluslararası Kurtuluş Teşkilâtı” ve onun başkanı olduğu ifade edilen Sandro Horzevanidze, haddini aşarak hiçbir bilgi ve gerçeğe dayanmayan, ipe sapa gelmez tarih dersleriyle dolu dilekçe formları hazırlamıştır. Yahut birileri hazırlayıp ona vermiştir.

Bu formlarda, bizim aslında Türk değil Mesh olduğumuz, Gürcü milletine mensup olduğumuzdan gibi daha bir sürü yalan sıralanmıştır. Vatanımızın Osmanlı İmparatorluğu tarafından işgal edildiği, bölge halkı Gürcü iken Türkleştirildiği, Çarlık  ve Sovyet Rusyasının da aynı politikayı takip ettiği gibi hezeyanlarla beyin yıkamaya teşebbüs edilmiştir. Sonra da Gürcistan’a dönüş için halkımızdan, “Hristiyan Gürcülerle tek bir kana dayanarak bütünleşmek” için and içmesi ve imza atması istenmektedir!

Sandro, bununla yetinmemekte, dönmek isteyenleri kendi derneğine mecburî üye yapmaya, herkese Gürcü soyadı vermeye hazırlanmaktadır.

Bir zamanlar yurdunu istilâya gelenlere karşı verdiği destanî mücadeleyle tarihe geçen Ahıskalılar, bunca sene de sürgün acılarına katlanmıştır. Fakat millî ve manevî değerlerinden asla fedakârlık etmemiştir.

Halkımız hiçbir resmî yetkisi olmayan ve aslında Gürcistan Cumhuriyeti’nin devlet olma karakterine leke sürmekten başka bir şeye yaramayan Sandro’ların faaliyetine dikkat etmelidir. Bizden milliyetimizi isteyen bu tür parazitlere karşı uyanık olmalıdır. Hiç kimse devletin resmî belgeleri dışında bir kâğıda imza atmamalıdır. Hatta bu tür hainleri ifşa ederek halka anlatmalıdır.

Diğer taraftan bazı tuzu kuru kişilerin vatana dönüş aleyhinde propaganda yapmaları dikkatle takip edilmelidir. Hiçbir millette hoş görülmeyecek vatansızlık propagandası bizce de mel’undur.

Ahıska bölgesinde birtakım tehlikelerden bahsederek vatan hasreti çeken halkı yurda dönüşten vazgeçirmeye çalışan provokatörlere kanmamalıdır. Zira bu dönüş Gürcistan Cumhuriyeti’nin hazırlayacağı kanun ve programlarla Avrupa Konseyi ile Türkiye’nin gözlemciliği altında gerçekleşecektir. Kimsenin bundan şüphesi olmamalıdır.

Ahıskalılar, Ahıska ve çevresindeki 200 köyden Türk olarak alınıp sürülmüştür. Şimdi yapılması gereken de bu halkın Türk olarak Ahıska bölgesine dönmesidir.

Avrupa Konseyi, dönüş sürecinin 2011 yılına kadar tamamlanmasını istemiştir. Altı seneden beri hiçbir çalışma yapmayan Gürcistan şimdi de önümüzdeki altı sene içinde bu sürecin tamamlanmasının imkânsız olduğunu öne sürerek zamanı uzatmak, uzadıkça da Ahıska’ya döneceklerin sayısını azaltmak istemektedir.

Ahıskalılar, dönüş sürecinin kısa sürede tamamlanması için iyi organize olmalıdırlar. Herkes kendi başına karar verip kafasına göre bir yol tutmamalı, daima toplu hareket etmelidir. Unutulmamalıdır ki iyi bir organizasyon, hem halkımız hem de Gürcistan’ın işini kolaylaştıracak, aksi ise işi zorlaştıracaktır. Bu da bizim aleyhimize olur.

Gürcistan’ın iç problemlerini göz ardı etmemelidir. Onun için de meskûn yerlerden uzak durmalı, şimdilik boş yerlere yerleşmeli, bazı şeyleri zamana bırakmalıdır. Halkın önüne düşenlerin de ne yaptıkları ve ne yapmak istedikleri konusunda halka bilgi vermeleri gerekir. Kimse kendi başına buyruk olmamalıdır; olanlar da uyarılmalıdır.

Alnın ak, başın dik, bahtın ve yolun açık olsun aziz halkım.