Vatan Cemiyeti Başkanıyla Görüşme

Yazar: Adem AHISKALI

Vatana dönüş meselesinin gündemde olduğu bir sırada, 24 Şubat 2006 tarihinde, Bakü Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti Başkanı İbrahim Burhanov’la konuştuk. Gürcistan Hükûmeti Devlet Bakanı Sayın G. Haindrava, Azerbaycan’a gelmiş, 31 Ocak 2006 tarihinde Ahıskalılarla bir toplantı yapmıştı. Burhanov’a bu toplantıyla ilgili sorular sorduk. İşte görüşmemizin satırbaşları:

Siz kendinizi hangi milletin mensubu olarak görüyorsunuz?

Ben Türküm ve bununla da gurur duyuyorum. Bir insanın millî kimliği, onun gurur kaynağıdır. Ben tarihî bir araştırma yaptım; gelmiş geçmiş nesillerimizin hepsinin Türk olduğundan asla şüphem yok. İslâm dinine bağlılığımızdan da kimsenin şüphesi olmamalıdır. O halde ben Müslüman bir Türküm. Gürcistan’a gittiğimde benden  eski soyadımı sordular. Dedim ki bilmiyorum. O zaman hemen 1870-1880 yılların listelerine baktılar. Bizim dedelerimizin kullanmış oldukları soy adlar, Müslüman soyadı olarak karşımıza çıktı. O zaman bana, “Siz  Türkiye’den göç etmiş ailelerden olabilirsiniz!” dediler. Halbuki hepimiz Ahıskalıyız, Türküz ve Müslümanız. Öyleyse geçmiş yüzyıllarda kimin nereden geldiği, nereye gittiği varsayımından ziyade toplumun ortak mensubiyet şuuruna dikkat etmeli, buna göre düşünmelidir.

Adaptasyon merkezlerinden bahsedilmektedir. Siz böyle bir merkezin gerekli olduğuna inanıyor musunuz? Kurulması düşünülen bu merkezler nasıl çalışacak?

Bizler eski Sovyet vatandaşlarıydık. 15 müttefik cumhuriyet bağımsızlığını kazandı ve birer devlet oldular. Bu ayrılma sonucunda çeşitli milletler de ortaya çıktı. Hiçbir millet için böyle bir adaptasyon merkezine ihtiyaç duyulmazken, neden bizim için buna ihtiyaç duydular? Ben bu konuyu  sürgünün 61. yıldönümü münasebetiyle 25 Kasım 2005 tarihinde Tiflis’te Beriya’nın evinde yapılan toplantıda da dile getirdim. Bana, “Sizler o merkezlerde en azından Gürcü dili ve parasıyla tanışacaksınız.” şeklinde cevap verildi. Zannediyorum ki bu adaptasyon merkezlerinde insanlarımızın hak ve hukukuna bazı sınırlamalar getirebilirler. Biz Vatan Cemiyeti olarak, halkımızın bu merkezlerde haksızlığa uğramaması için elimizden geleni yapacağız.

Ahıska’ya dönüş hareketinin başlayacağından emin misiniz? Ahıska’ya ne kadar aile alınacağını neden hâlâ açıklamıyorlar?

Almış olduğum bilgilere göre ,Gürcistan göç sürecini iki istikamette yapacaktır. Birincisi Ahıska’ya, yani kendi yurdumuza, ikincisi de diğer bölgelere. Tabii ki gönüllü olmak esas tutularak. Ama ben Cemiyetimizin tutumunu Gürcistan’a açıkladım. Göçün kendi yerlerimize olmasını talep ettim. Hem de yer yüzünden tamamen silinmiş olan 82 köyümüzün yeniden kurulmasından başlanmalıdır. Gürcistan’ın başka topraklarına göç etmek, yeni haksızlıklara uğramaya razı olmak demektir. Bu süreç uzayacak olsa da yine de kendi köylerimizden başlamalıdır. Henüz nerelerden, ne kadar kişi ve ne zaman göç edeceği konusunda bir bilgi yoktur.

Ankara’daki Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonuyla (AHDEF) münasebetiniz nasıldır?

Bu Federasyonun iki seneden beri faaliyettedir. Şu hususu özellikle vurgulamak isterim ki, demokratik ülkelerde insanlar çalışanlara değer veriyor, hak ve adalet sonunda tecelli ediyor. Bu sebeple Federasyonun çalışmalarını olumlu buluyorum. Başkanının faaliyetlerinin son zamanlarda daha da arttığını görüyorum. Çıkarmış oldukları Bizim Ahıska dergisini aldığımda son satırına kadar okumadan elimden bırakmıyorum. Hürmetli Yunus Zeyrek başkanlığında Federasyonun yapmış olduğu bütün işler, bizleri de sevindirmektedir. Hatta isterdim ki Federasyon, faaliyetlerini yalnız Türkiye içinde değil, dış devletlerdeki vatan cemiyetleri ile de birlikte yürütsün. Âli maksada ulaşmak için birlikte çalışalım. Gürcistan’daki görüşmelere Federasyonumuzun da katılmasını çok isterdim. Federasyonun başarıları bizim başarımızdır, bizim başarılarımız da Federasyonun başarısıdır. Biz bir milletin evlâtlarıyız. Kendi topraklarımızda hür yaşamak için birlikte çaba göstermeliyiz.

Ahıskalıların vatana dönüşü için ayrılan bütçenin Gürcistan yönetimi tarafından yerinde kullanılacağına inanıyor musunuz?

Göç süreci için ayrılacak maliyet henüz belli değildir. Gürcistan için mali destek olacağı söylenmektedir. Eğer Gürcistan bizim toplu bir şekilde iskân edilmemizi istemiyorsa, bu o demektir ki, ayrılan maliyetlerin de başka illere yönlendirilmesi mümkündür. Bunun için bizim dernek ve cemiyetlerimiz faaliyetlerini artırmalıdır.

Halkımızın Ahıska dışındaki bölgelere yerleştirilmesi,  yerli halkın tepkisini çekmez mi?

Elbette. Diğer bölgelere göç ettirilmemiz o bölge insanlarına yapılan bir haksızlık olur. Onlar bize karşı çıkabilir. Bunun sonucunda suni ortam yaratılarak ve bahaneler bulunarak dönüşümüz durdurulabilir. Onun içindir ki Gürcistan devleti göç işini ciddi bir şekilde ele almalıdır. Başka yerlere değil kendi yurdumuza dönmeliyiz. Ahıska Türkleri bunu istiyor. Gürcistan anayasası ve kanunları çerçevesinde hür yaşamak ve Gürcistan’ın güçlü bir ülke olması için elimizden gelen gayreti göstermek. Gayretimiz bunu içindir.

Bu sohbet için size çok teşekkür ederim.