Posoflular ve Ahıskalılar

Yazar: Huzeyfe ŞANLI

Evvela biz Posoflular şunu iyi  bilmeliyiz ki, hududun öbür tarafında olsaydık biz de şimdi vatansız bir Ahıskalı konumunda olacaktık. Mevcut sınır, aynı candan, aynı kandan, aynı soydan ve aynı dinden olan insanların üç bin yıllık vatanlarını bölen sun’i bir çizgidir.

Her Posoflu, Ahıska ahalisinin nasıl sürüldüğünü yaşlılarından mutlaka dinleyerek büyümüştür. Mesela Molla Dedem derdi ki: “Bir de baxdux ki eniştemiz olan Molla Güli   Cağısman’ın ezanlarını okumaz oldi. Mallar seyip geziyer, bögürüp duriyerdi. Herkeşin tütüni söndi,  ocağı mukariz oldi. Karşımızdaki arazilere baxıp, tarla çayırların sahibi olan akrabalarını sayıp sayıp ağliyerdi.”

Posof, bu sürgünden kıl payı kurtulmuştur. Türkiye’de yaşayan milletimiz de şunu unutmasın ki Ahıska, Rusların Anadolu uğruna kurban gitmiştir. Onlar Türkiye sınırında değil de biraz uzaklarda yaşıyor olsalardı sürülmezlerdi.

Kafkasya’daki dalgalanmalar durulunca, Posof’umuzun ahalisi çalıştı, didindi, gurbet ellerde para kazandı. Sağlam sosyal dokusunun sayesinde kısa zamanda toparlandı. Doğudan batıya göç, Türkiye’nin mukadderatı. Biz de bundan fazlasıyla nasibimizi aldık. İnsanımız en çok Bursa’ya muhacir oldu.

Nerden bilecektik ki 1945’te sürgün olan kardeşlerimizle Bursa’da buluşacağız… Dilimizin sayesinde onlarla hemen tanışacak, “Ola bax bax, bunnar da bizim şeniden!” deyip kucaklaşacaktık. Kader bu, kader işte…

Şu anda on iki düvele dağılmış olan Ahıskalıların hepsi Türkiye’ye gelmeye can atıyor. Öylesine bir Türkiye sevdaları var ki anlatılmaz. Adamın Kırgızistan’da malikhanesi var, Bursa’da Değirmenkızık’ta bir bodrumda oturmayı oraya tercih ediyor. Bu da ayrıca üzerinde durulması gereken bir mesele.

Bursa’ ya göçüp gelen Ahıskalı sayısı otuz bini aştı. Yukarıda arz etmiştim. Posoflu da en çok Bursa’ya yerleşti. Bundan dolayı aynı kültür ve aynı coğrafyanın insanları bir araya gelme ve kavuşma şansını elde ettiler.

İşte bu şansı,  bu tarihi fırsatı iyi kullanalım diyorum. Malum, gelen insanlarımız diyar diyar sürülmüş; vatansız, işsiz , güçsüz, evsiz barksız; büyük şehirlerde yuva kurmaya çabalayan,  günlük yevmiyesiyle geçenin çok zor şartlarda hayata tutunmaya gayret eden öz kardeşlerimiz. Bunlara karşı çok duyarlı ve hassas olmalıyız.

Hz. Peygamber Efendimiz’in Hicret’inde Medineli Ensar’ın Mekkeli muhacirleri kucaklaması, dünya medeniyetinde bir şeref levhasıdır. Efendimiz, bunları birbirinin din kardeşi olarak ilan ediyor; Medineliler elde avuçta ne varsa Mekkelilerle bölüşüp yaşıyorlar kardeşçesine…

Madem biz de onun ümmetiyiz, onun yolundan gitmeliyiz. Ona yakınlaşma fırsatı doğmuş haberimiz yok! Gün bu gündür aziz Posoflular. Hac, ayağınıza gelmiş… Hac vazifesini ikmal edenler, daha ne diye birkaç defa daha Hacca, Umre’ye niyetiyle gidip geliyorsunuz. Tutun bir Ahıskalının elinden, bir Hac sevabı (umre değil) daha ekleyin amel defterinize…

Ne pahasına olursa olsun Ahıskalı kardeşlerimizle ilgilenmek vazifemizdir. Onlar çok onurlu ve gururludur. Can taşıyanları, cana yük olmazlar, korkmayın. Aşağıda arz edeceğim hususları onlardan esirgemeyin:

Mutlaka onlarla selamlaşalım, hal hatır sorup hoş sohbet edelim. Memleketteki gibi Cuma akşamları sofralarımıza onlardan bir kaçını buyurun edelim.

Kullanmadığımız işe yarayacak araç gereç eşya ne varsa fazlalık onlara verelim. Dipte köşede saklayıp zayi etmeyelim. Bakın hele dibinize köşenize kullanmadığım çok şey çıkar. Ev, arsa alanlara, ev yapanlara yardımcı olalım. Çocuklarını okutamayanlarını mümkünse çocuklarını okutalım.Zeki olanlarını ki hiç ihmal etmeyelim. İşsiz ve çaresiz olanların elinden tutalım.  Cenazelerinde ve düğünlerinde onları yalnız bırakmayalım. Hasta sakat ve yaşlılarını ziyaret edelim.  Evlerimizi onlara biraz daha ucuza kiraya verelim. Kuzu kuzu kiralarını ödüyorlar. Hatta bir iki aylığını da çaktırmadan hibe edelim. Mübarek günlerde hayrımız olsun.

Derneklerimiz, seyran ve şenlikler düzenliyor. Bu şenliklere mutlaka Ahıskalılar da davet edilmelidir. Aramızda mahalli şivemizi konuşalım, törelerimizi, yemek ve folklorumuzu yaşatalım. Ahıska’yla alakalı bilgilerimizi yenileyelim ve geliştirelim. Basın ve yayını takip edelim. İnsanlarımızın bir kısmı yalan yanlış bilgilerle hareket ediyor. Bu çok ayıp ve yakışıksız oluyor, gönül kırıyor.

Başka ülkelerde yaşayıp baba vatanları Ahıska’ya dönmek isteyenlerin mücadelesine destek veren Ankara’daki Uluslar arası Ahıska Türkleri Federasyonu’nun yanında olalım, Sayın Yunus Hoca’nın mücadelesini destekleyelim.