vatana_donus_konferansi

Bu Yoldan Şerefle Geçeceğimizden Eminiz

Konuşmacı: Zviad KVACHANTIRADZE

Saygıdeğer Baylar ve Bayanlar,

Sizlerle düşüncelerimi paylaşmak benim için büyük bir mutluluktur.

Gürcistan temsilcileri olarak, bu Konferansa katılmak ve değerli görüşlerinizi öğrenmek, bizim için fevkalade önemlidir. Konuşmalarınızı büyük ilgiyle dinleyerek Gürcistan Hükümetine detayli bilgileri sunacağız. İletmek istediğim ana mesajımın sizler için enteresan olacağını ümit ediyorum. Bugün bu salonda yapılmış olan konuşmalarla ilgili olarak, genel de olsa, yorumlarımı beklediğinizi görüyorum. Sizlere şahsî görüşlerimi bildirmek istiyorum, ama bu görüşler, doğal olarak, kısmen, Gürcistan kamuoyunun büyük kısmının düşüncelerini yansıtmaktadır.

Konferansın ilk bölümünde yapılmış olduğu sinevizyon gösterisi çok etkileyiciydi. Tabiidir ki, zamanında tarihî bir haksızlık meydana gelmiştir ve bu haksızlık, mümkün olduğu kadar ortadan kaldırılmalıdır. Ancak, bu sorunun çözülmesinin tek yolu vardır ve bu yoldan Gürcistan Devlet çıkarlarını da göz önünde bulundurarak yürümeliyiz.

Ben, komünist rejimin korkunç baskısını bizzat yaşayan bir ailenin ferdiyim. Tarihi iyi bilmeyenlere, Gürcistan’ın komünist rejimden en ağır darbeler aldığını hatırlatmak istiyorum. O dönemde Gürcistan’da diğer Sovyet Cumhuriyetlere nazaran çok daha fazla seçkin ve aydın insanlar sürgüne gönderilmiş ve yok edilmiştir. Dolayısıyla, 1944 yılında Meskheti bölgesi ahalisine yapılan zulümde, hiçbir şekilde Gürcü milletinin ve Gürcistan’ın suçu olmadığını göz önünde bulundurmanızı rica ediyorum. Bu suç, Leninist-Stalinist Komünist rejime aittir. Bu konuda hemfikir olamazsak, ileri adım atamamakla birlikte sorunun çözülmesini de büyük ölçüde engellemiş oluruz.

1944 yılı Kasım ayında gerçekleştirilen sürgün konusu, bugünkü Gürcistan Hükümetinin ilgi odağındadır ve bunun bir gerçek olduğundan hiçbir şüphenizin olmamasını rica ediyorum. Bugün, bu salonda, Gürcistan’ın söz konusu sorunu çözmek için gerekli iradenin olmadığı hakkında söylenmiş olan bazı sert ve bize göre haksız ifadelere rağmen, sizlere, bu iradenin olduğunu ve bu irade sayesinde özellikle, 2004 yılından itibaren, Gürcistan’ın yeni Hükümeti döneminde büyük ilerlemeler kaydedildiğini bildirmek isterim.

Bugünkü Gürcistan Hükümeti’nin, Gürcü halkının seçimi olduğunu biliyorsunuz. Gürcistan halkı ile hükümetinin arzusu ise, hukukî devletin ve yüksek standartlı medenî bir toplumun oluşturulmasıdır. Bunun yanısıra, Avrupa entegrasyonu ideallerinin de oluşturulması bizim için öncelikli konulardan biridir. Sürgün edilen insanlarımızla ilgili sorunun çözüme kavuşturulması da işte bu seçeneklerimizin kapsamına girmektedir.

Son 2-3 yıl boyunca, Gürcistan Hükümeti’nin resmî temsilcileri, derneklerinizin büyük kısmıyla yoğun temas halindeler. Geçmiş yıllarda bu gibi görüşmeler çok nadiren veya hiç yapılmıyordu. Gürcistan yetkilileri, sürgün edilen insanların halen toplu halde yaşadıkları bütün ülkeleri ziyaret etmişlerdir. İki üç yıl önce mevcut olan birçok soru işareti, bugün ortadan kalkmıştır.

Bu konuda ülkemizde devam eden gelişmeleri objektif bir şekilde değerlendirmiş olan Gürcistan’ın büyük dostu, T.C. Devlet Bakanı Sayın Kürşad Tüzmen’in bugünkü konuşmasını şükranlarımla hatırlamak istiyorum.

Bugün, bu salonda, Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan’ın sadık ve güvenilir dost ülkeler oldukları, birçok defa ifade edilmiştir. Bu hakikattir ve bu dostluk daha da pekişecektir. Aramızdaki ilişkilere zarar verebilecek bütün girişimler başarısız kalacaktır. Bu ilişkilerin daha yüksek seviyelere çıkabilmesi için elimizden geleni yapacağız.

Maalesef, son dönemlerde, bazı komşu ülkelerin Gürcistan’da yaşayan millî azınlıkların sözde korunması konusu ile spekülasyon yaptığı ve Hükümetimizin 1944 yılında sürgün edilen insanlarla ilgili problemin çözümlenmesi isteğinden şüphe yaratma çabalarında olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun peşinde olan ülkenin haritasından ise her sene bir özerk bölge başka bir bölge ile birleştirilerek silindiğini görmekteyiz. Mesketya bölgesinden sürgün edilen insanların o ülkede yaşayan kısmı ise en haksız ve ağır durumdadır. Eski Sovyetler Birliği vatandaşlarına, istekleri üzere, Rusya Federasyonu vatandaşlığı hemen hemen otomatikmen verilirken, Mesketya bölgesinden sürgün edilen insanların büyük çoğunluğu, Rusya’da hukukî statüsü olmadan yaşamaktadır. Bu halkın insanlık hakları ihlâl edilmektedir ve dayanılmaz şartlar altında bulunmaktadırlar. Hepimiz bunu iyi biliyoruz.

Letonya’dan gelen saygıdeğer milletvekili, bugünkü Gürcü toplumunda olan durumu doğru değerlendirerek konuşmamı kolaylaştırmış oldu ve kendisine teşekkürlerimi sunarım.

Fakat, bunun yanısıra, saygıdeğer Antalya milletvekili, Gürcistan’da problemin çözümü için iradenin olmadığını ve süreçlerin suni bir şekilde uzatıldığını ifade etmiştir. Bana göre bu haksız bir düşünce olup sayın milletvekilinin bu konuda doğru bilgileri olmadığını göstermektedir. Söylemek istediğini söyledi, görevini yerine getirdi ve ayrıldı, bizi ise karşı karşıya bıraktı. Devletimiz bu sorunun çözüme kavuşturulmasını çok istiyor, ancak söz konusu süreçlerin uzatılmış olmasının kendi nedenleri vardır. Onlardan biri insanlarımızın birbirlerini yeterince tanımamalarıdır. Dolayısıyla, Gürcistan kamuoyunun biraz daha olgunlaştırılması açısından aramızda direk ve sıkı insanî temasların olması büyük önem taşımaktadır. Benim yalnız etnik Gürcüleri kastetmediğimi biliyorsunuz.

Şimdi ise sizlere ana mesajımı iletmek istiyorum. Bugünkü Hükümetimizin gerçekleştirmiş olduğu büyük çalışmalar neticesinde geri dönüşle ilgili kanun üzerinde çalışmalar sona ermiştir. Bunu, bu sabah telefon görüşmesi yaptığımGürcistan Mülteciler ve İskân Bakanından öğrendim. Kanun taslağı Avrupa Konseyi bilirkişileriyle de görüşülmüştür. Halen yalnız iç prosedürler kalıp içinde bulunduğumuz sene içerisinde tasdik etmek üzere söz konusu kanun Parlamentomuza sunulacaktır.

Gürcistan Hükümeti, yasanın zamanında yürürlüğe girebilmesi için ve onun kapsamında, hukukî zemin oluşturarak Gürcistan’a dönebilmenizi sağlamak için elinden geleni yapacaktır. Bugünkü arzumuz, zaman kaybetmeden insanî ilişkilerimizin aktifleştirilmesidir. Başarılı olabilmemiz için bu ilişkilerin iyi niyetli olması şarttır. Görüşmelerin her birinin uzun zaman ayrı kalan dost ve kardeşlerin görüşmeleri gibi olması gerekmektedir.Bu görüşmelerde karşı tarafı üzebilecek herhangi bir sözün söylenmemesi gerekmektedir. Yeni nesillerinizin bilgileri yoksa, büyüklerinize Gürcüler hakkında düşüncelerini sorabilirsiniz. Biz her zaman dostlar için dost, düşmanlar için de düşman olmuştuk. Gürcistan’a iyi niyetle gelecek olanları öz kardeş gibi kabul edeceğiz. Gürcistan’a dönecek olan her birinizin ülkemizin sadık evlâdı olacağından ve devletimizin inşaası sürecine aktif rol oynayacağından eminiz.

Bunun yanısıra, bugün Gürcistan’da devam eden gelişmeler hakkında çoğunuzun yeterli bilgileri olmadığını düşündüğümü ifade etmek isterim. Son yıllarda Gürcistan, ekonomik ve sosyal alanlarda büyük başarılar elde etmiştir. Gürcistan’a dönmekle ilgili arzunuzun gittikçe artmış olmasından hayret etmiyoruz. Son 15 yıl içerisinde birçok Gürcistan vatandaşı, diğer ülkelere göç etmişti. Ancak, son zamanlarda ülkemize dönen vatandaşlarımızın sayısı gittikçe artmaktadır. Ayrıca, dışardan yönlendirilen sebeplerden ortaya çıkan iç savaşlar neticesinde yaşadıkları öz topraklardan ayrılmak zorunda kalan 300 bine yakın mültecimizin de olduğu hakkında hepinizin haberi vardır. Onlarla ilgili problemlerin halledilmesi ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması ana amaçlarımızdan biridir.

Gürcistan’ın devlet bütçesi son üç yıl içerisinde birkaç defa artış göstermiştir. Vatandaşlarımızın sosyal güvenliği ile hukuk devletini oluşturma açısından büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Ülkede bunun gibi gelişmeler devam ederken ve Gürcistan’la bunun gibi ilişkilerde bulunmak istediğimiz zaman, en azından Gürcistan’da rüşvetle ilgili problemin artık olmadığını bilmemiz lazım. Bu husus, dünya kamuoyu ve Dünya Bankasının kabul ettiği bir gerçektir. Geçen sene yayınlanmış verilere göre, yolsuzluğa karşı mücadele konusunda elde edilen başarılar açısından Gürcistan, başta gelen dünya ülkeleri arasında yer almaktadır. Dolayısıyla, yasa taslağı hakkındaki yorumlarınız yazılırken Gürcistan’da rüşvetle ilgili problemin olduğu hakkında ifadelerinizi kullanmadan önce, vicdanen rahat olmanız için, elinizdeki bilgilerin doğruluğunu kontrol etmenizi tavsiye ederim.

Başarılı olabilmemiz için ilişkilerimizde yalnız olumlu ve güzel tarafları aramalıyız. Bu salonda, Gürcistan üzerine baskı yaratmak açısından Abhazya, Acaristan (ki bu terim bizim için kabul edilemezdir. Bölgenin adı Acara’dır ve bu şekilde telaffuz edilmesi lâzımdır) ve Güney Osetya sorunlarının yeterince kullanılmadığı konusunda ifadelerin birkaç defa ortaya atılmış olması, bir provokasyondur ve ilişkilerimiz için zararlıdır. Bu gibi provokasyonlara imza atan şahıslar bizim ortak düşmanlarımızdır. Sovyetler Birliği dağılma noktasına varınca Gürcistan’ı parçalamaya başladılar. Abhazya ve Tskhinvali bizim halen dinmeyen ağrımızdır ve Gürcistan’a temelli dönecek olan her birinizin ülkemizin toprak bütünlüğü ile toplumsal entegrasyonu sağlama yolunda yanımızda yer alacağından eminiz.

Sizlerle temas halinde olan Gürcistan Hükümeti temsilcilerinin Gürcistan’a döndükten sonra sizin ne kadar çalışkan, ne kadar dürüst, ne kadar iyi niyetli olduğunuzu anlattıklarını bir kez daha bildirmek isterim. Gürcistan’a dönmeniz bizim için şeref ve gurur verici bir olay olacaktır. Bu olayın kardeş Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik atılmış güzel bir adım daha olacağından ve bu yoldan hep birlikte şerefle geçeceğimizden eminiz.Sürgün edilen insanların vatanlarına dönüşleri bahsettiğimiz kanun çerçevesinde gerçekleştirilecektir. Söz konusu kanunun, Gürcistan Devlet çıkarlarını muhafaza edilerek kabul edileceği konusunda herkesin bilgi sahibi olması gerekmektedir. Gürcistan halkı ve hükümetinin bunu iyi niyetle yaptığını ve Komünist rejim döneminde verilen kararlardan sorumlu olmadığımızı göz önünde bulundurmalıyız.

Görüşlerinizi olduğu gibi Gürcistan Hükümeti ile kamuoyuna ileteceğimize söz veriyoruz. Bütün olumlu tarafları pratik adımlarımıza yansıyacaktır. Size ve ailelerinize gönülden başarılar ve mutluluklar dilerim.

İlginiz için teşekkür ederim.


*Zviad KVACHANTIRADZE Büyükelçi, Gürcistan-İstanbul Başkonsolosu