17AOsipov

Ahıska Türklerinin Tarih Arşiv ve Göç Konusu

Konuşmacı: Aleksandr OSIPOV

Bu konferansta konuşmak üzere davet ettiğiniz için sizlere çok müteşekkirim.

Benim ismim Aleksandr Osipov. Moskova’da faaliyet gösteren ‘Memorial’ adlı insan hakları örgütünün konsey üyesiyim.

Burada iki önemli husus üzerinde durmak istiyorum:

Öncelikle tarih araştırma meselesini ele almak istiyorum. Burada, Ahıska Türkleri namına konuşan dernek ve federasyonun lider ve temsilcileri vardır. Ahıska Türkleri bir halktır. Kendi tarihi olmayan bir halk olamaz.

Ahıska Türklerinin ünlü ve zengin bir geçmişi var. Özellikle, geçen yüzyılın tarihi çok önemli ve ünlü idi. 1956 yılında sürgün rejimi kaldırıldıktan sonra, vatana dönüş için kitlesel bir halk hareketi ortaya çıktı. Sovyet rejiminin baskısına rağmen, onlarca ve yüzlerce cesur adam bu harekete katılmıştı. Maalesef, amaçlarına varamamışlardı, ama hatırası ebediyen yaşamalıdır.

Tarih hatırası, maddî ve somut bir şeydir. Onun temeli, belge, yazı, resim, fotoğraf, somut adımların hatıralarıdır. Maalesef, vatana dönüşe ait olan halka belli belge azdır. Tek tük Ahıska Türk ailelerinde eski belge koleksiyonları var, ama onu az kişi biliyor. Tam manada arşiv yoktur.

Ayrıca, bu harekete katılanların birçoğu hayattadır. Fakat bir kimsenin şu ihtiyar adamların hatıralarını topladığını işitmedim hiç.

Türkler, sürgünden önce XIX. ve XX. yüzyıllar boyunca Ahıska bölgesinde nasıl yaşadıkları tarihî açıdan da çok önemlidir. Ama, ayrı bir arşiv yok ve bu sürelere ait bilimsel kayıtlara geçmiş olan belge azdır. Değişik Ahıskalı ailelerde mektup, vesika ve resim koleksiyonları olması gerek, ama bu kâğıtlar yayımlanmamıştır. Dolayısıyla bu tür belgeler, halk ve uzmanlar tarafından bilinmemektedir.

Fikrim şu ki, Ahıska Türklerine ait tarihsel belgeleri toplamak ve sistemleştirmek çok önemli bir şeydir. Bu iş, Ahıska Türk dernekleri katılmadan yapılamaz.

Bu konu niçin bu kadar önemlidir?

Birincisi, tarihî hatıralar, her halk için prensip olarak önemlidir.

İkincisi, genç Ahıskalılar, kendi halkının tarihini bilmeli ve onunla övünmelidir.

Üçüncüsü, eski tarihî belgelerin yayımlanması, çevredeki diğer toplulukların ilgisini arttırması açısından da önemlidir.

Dördüncüsü, eski vesika ve canlı anıları toplamak, yerel Ahıska dernek ve şubeleri için somut bir görevdir. Tabii ki, her türlü yerel örgüt ve sıradan üyelerini işsiz bırakmamak oldukça güç bir görevdir.

Beşincisi, belli ki, ayrı Ahıska derneklerin çeşitli sorunlarla ilgili farklı görüşleri vardır. Bunun için, sık sık işbirliği çetin olur. Tarih araştırması, vesika ve canlı anıların yayınlaması ve değiş-tokuşu, işbirliğine vesile olur.

Bir tek Ahıska arşivi ve bir tek Ahıska araştırma merkezi gerek olduğunu söylemek istemiyorum hiç. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, ABD, Kırgızistan’da bulunan Ahıska dernekleri, bu işi yapsınlar. Ayni şekilde, bir tek Ahıska merkez veya derneğini sorumlu bırakmak iyi bir şey olmazdı. Çeşitli kişi ve dernekler katılsın. Şart şu ki, belge ve başka madde kopyası değiş tokuşu ve internette yayınlanması her zaman olsun. Demek, ağ piramitten daha etkin bir yapıdır.

Bu işi sizlerden başka bir kimse yapmaz. Ama, bu alanda profesyonel tarihçi ve gazeteciyle temas ve işbirliği mümkündür. Mesela, Memorial adlı örgütün içinde tarih araştırma programları var. Öbür şeyler içinde Memorial örgütü Sovyet baskısı ve Sovyet baskısına karşı direnişin tarihini incelemektedir. Profesyonel tarihçimiz var ve arşiv araştırma tecrübesi vardır. Ahıska halkının vatana dönüş hareketinin tarihini incelemek istiyoruz ve bu alanda memnuniyetle Ahıska Türk dernekleriyle birlikte çalışmak isteriz.

*

Söylemek istediğim ikinci şey Krasnodar bölgesiyle ilgilidir.  Belli ki, son iki yılda 18.000 kadar Türk, Krasnodar’dan ABD’ye sığındılar. Fakat, mülteci statüsünü alan birçoğunun, geçen temmuz ayı itibariyle Amerika’ya müracaatı reddedilmiştir. Onların ne kadar olduğu belli değil, fakat bildiğimiz kadarıyla bu sayı iki ile üç bin arasındadır. Bu reddin nedenleri çeşitlidir. Amerika’ya göç programı, Krasnodar bölgesinde yaşayan Türkler için hazırlanmıştı; fakat Krasnodar’la ilgisi olmayanlar da başvurup sahte belge verdiler. En sonunda ABD memurlarında şüphe uyandı ve sabırları tükendi. Amerika’nın Moskova Büyükelçiliği Rusya’da kalanların yoklamasına başladı. Hani, kuşkusuz Amerika’ya göçmek hakkı olan Krasnodar’daki Türkler, gereken bilgileri rast gele topluyormuş! Halbuki tam tersine, Krasnodar dışındakiler, ilmühaberlerini hazırlıyor ve toplamaya çalışıyorlardı. Sonuç olarak, suçu olmayan insanlar  cezalandırılmıştır.

Bu insanlar şimdi çok çetin bir durumdadır. Geçerli kimliği yok, konut ve eşyalarını satmışlardı. İş veya başka gelir kaynağı kalmamış. Daha kötü bir şey şu ki, aileler bölünmüş oldu. Mesela, ana baba Amerika’ya gitti, oğulları Rusya’da kaldı; bir kardeş ABD’de ise, öbürü Rusya’da kalmak zorundadır. Karı kocanın bile ayrı düştüğü bir iki olay vardır.

Bu kişileri yardım etmek gerekir. Fikrimce, politik durum için ve tanınmış yasal statüsü olmadığı nedeniyle onların başka bir ülkeye taşınması gerekiyor. Bunu nasıl düzenlemeli bilemiyorum. Çağrım bu ki, bu sorunu birlikte ele alalım.

Bundan başka şunu söyleyebilirim: Yusuf Serverov’un dul eşi Gülperi, Nalçik’te yaşamaktadır. Ailenin maddî bakımdan çok zor durumda olduğundan şikâyet ederdi. Onun kendisinin emekli maaşı azdı; oğulları işsizdi. Kocası yıllarca bütün güç ve vaktini vatana dönüş davasına verirdi ve ailenin geliri yoktu. Serverov öldü ve eşi Gülperi Hanım, Ahıska hareketinden bir destek, bir aylığı soruyordu. Onun bu dileğini sizlere iletiyorum.


*Aleksandr OSIPOV Moskova ‘Memorial’ İnsan Hakları Merkezi Konsey Üyesi