18 Çavuşoğlu

Avrupa Konseyindeki Faaliyetimiz

Konuşmacı: Mevlüt ÇAVUŞOĞLU

Öncelikle sizleri saygıyla selâmlıyorum. Çok önemli bir toplantıda sizlerle beraber olmaktan ve katkı sağlamaya çalışmaktan gurur duyuyorum.

Ben, bugün Avrupa Konseyi Parlamentosu’nda Ahıska Türklerinin anavatanlarına dönüşü için yapılan çalışmalar ve yine Ahıska Türklerinin hakları konusunda hazırlanan raporlar hakkında bilgi vermek için kürsüye çıktım.

Aslında aramızda bugün çok değerli konuğumuz var. Yine Avrupa Konseyi Parlamentosu’nda birlikte çalıştığımız ve başkanlığını yürüttüğüm Göç ve Mülteciler Komisyonu’nun en aktif üyesi, bu konularla çok yakından ilgilenen arkadaşımız Letonyalı Milletvekili Boris Çileviç. Bu toplantıya geldikleri için kendilerine öncelikle çok teşekkür ediyorum. Avrupa Konseyi Parlamentosu’ndaki çalışmaların bir kısmını kendisi anlatacaktır. Özellikle Boris Çileviç’in bu konularla ilgili raporları var. Özellikle Kafkasya’da yerinden edilen, göçe zorlanan insanlar, mülteciler ve kaybolan insanlar konusunda çok çalışma yapmış, raporlar hazırlamıştır. Sayın Çileviç, insan hakları konusunda çok hassas bir arkadaşımızdır. Bizim Ahıska Türkleri ile ilgili yaptığımız çalışmalar ve verdiğimiz önergelerin hepsine en başta Boris Çileviç destek vermiştir. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum.

Değerli konuklar, bazı sorunlar vardır, iki ülke arasında çözülebilecek, bazı sorunlar da vardır ki uluslararası platformlarda çözülebilecek sorunlar. Ama bugün Ahıska Türkleri sorununa baktığımız zaman, hem ikili ilişkilerle hem de uluslararası platformlarda çözülecek sorun olarak görüyoruz.

Türkiye’nin Gürcistan’la olan ilişkilerini biliyoruz. Benden önceki konuşmacılar da değindi. Bugüne kadar sorun yaşamadığımız tek komşumuzdur Gürcistan ve her konuda da destek olmuşuzdur. Acara konusunda nasıl destek olduğumuzu herkes biliyor. Yine Gürcistan’a her konuda ekonomik desteği sağlıyoruz. Ordusunun, polisinin eğitimini sağlıyoruz, Türkiye’de birçok Gürcü öğrencinin eğitimi için tam burslar veriyoruz ve iyi komşuluk ilişkisini sonuna kadar sürdürüyoruz. Dolayısıyla bu iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde bu sorunun çözümü için de Türkiye her türlü adımı atmaya hazır ve destek vermeye hazırdır.

Türkiye sadece bu sorunun çözülmesi için Gürcistan’la değil Rusya ile de aynı ilişkiler çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor ve sürdürmeye devam ediyor. Çünkü anavatanına dönmek isteyen Ahıskalı kardeşlerimizin büyük ekseriyeti Rusya’nın Karsnodar bölgesinde yaşamaktadır ve en sorunlu olanlar da onlardır.

Bugün Azerbaycan’a baktığımız zaman vatandaşlıklarını almışlar, Kazakistan’a baktığımız zaman oradaki kardeşlerimize birçok hakların verildiği en azından verilmeye çalışıldığını görüyoruz.

Ama Krasnodar bölgesine baktığımız zaman gerçekten Ahıska Türklerinin durumları içler acısıdır. Vatandaşlıkları yok. Bırakın vatandaşlığı, oturma izinleri bile yok. Yani orada yaşıyorlar, fillî bir durum var ama oradaki bölgede resmî kurumlarda kayıtları yok. Dolayısıyla hiçbir haktan yararlanamıyorlar. Bırakın ekonomik, siyasî, temel hakları, en temel haklardan bile yararlanamıyorlar.

Avrupa Konseyi Parlamentosu çalışma yaparken hem Gürcistan üzerinden hem de Rusya üzerinden çağrılarda bulunmakta ve aynı zamanda bu ülkelerden bazı taleplerde bulunmaktadır. Benden önceki arkadaşlarım da söyledi, Gürcistan 1999 yılında Avrupa Konseyi’ne üye olurken bazı yükümlülükler üstlenmişti. İşte demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi Avrupa standartlarına erişme bakımından yükümlülükler üstlenmiştir. Bunların yanında Gürcistan’ın yüklendiği önemli bir yükümlülük de Ahıska Türklerinin anavatanlarına yani Ahıska’ya döndürülmesidir. Hatta bu yükümlülük bir takvime bağlanmıştır. Yani 1999 yılında Gürcistan 2 yıl içinde bir yasa çıkaracağı (2001 yılında) ve 2002 yılında da yani 3 sene sonra da bu yasayı yürürlüğe koyacağını vaat etmiştir. 2011 yılında da bu geri dönme sürecinin tamamlanmasını vaat etmiştir.

Fakat görüyoruz ki Gürcistan bu süreçte bu yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmemiştir. Dolayısıyla hep bahane ve erteleme sürecine girmiştir. Sürekli Avrupa Konseyi Parlamentosu’nda birçok raporlarda Ahıskalıların sorunları, insan hakları sorunları dile getirilmiştir. Fakat bizim dönemimizde Avrupa Konseyi Parlamentosu’nda Ahıska Türkleri ile ilgili hem bizim Türk parlamenterler hem Boris Çileviç gibi bize destek olan arkadaşlarımızla önemli aşama kaydedilmiştir.

Bu konuda kararlar alınmış, raporlar hazırlanmıştır. Bunlardan birkaç tanesine değinmek istiyorum. Burada önemli bir noktayı da dile getirmek istiyorum. Daha önce hazırlanan raporlarda “Ahıska toplumu” “Ahıskalılar” diye adlandırılmış ve onlara da böyle derc edilmiştir. Bizim arkadaşlarımızla verdiğimiz önergelerle artık 2004 yılından sonra hazırlanan tüm raporlarda “Ahıska Türkleri” ibaresi yer almaktadır. Ahıska Türklerinin sorunları ibaresi yer almaktadır. Bu çalışmayla da Ahıska Türklerinin Türk olduğunun tescilini yapmış bulunmaktayız.

Bugüne kadar Sovyetler Birliği zamanında sürülen toplulukların veya etnik grupların içinde sadece Ahıska Türklerinin geri dönüşü sağlanamamıştır ve tek vatansız olan onlardır. Ama baktığımız zaman üç gün önce Avrupa Konseyi Parlamentosu’na Yunanistan Başbakanı geldi ve kendisine şu soruyu sorduk: “1989’da iptal ettiğiniz yasa gereği daha önce Batı Trakya’dan Yunanistan’ı terk eden Bütün Türklerin vatandaşlıklarını iptal ettiniz. 46 binden fazla Türk kardeşimiz vatandaşlıklarını kaybettiler, onlar da vatansız. Bundan sonra ne yapacaksınız?” dedim. Yunanistan Başbakanı: “Onlar, Müslümanlar.” dedi. Yunanistan, Türk kelimesini kullanmamıştır. Ve bu ülke hâlâ Avrupa Birliğinin şımartılmış bir ülkesidir.

Avrupa Konseyi Parlamentosu’na dönecek olursak, 2004 yılında Rusya Federasyonu ve bazı Bağımsız Devletler Topluluğundan yerinden edilenler, sürülenler ve göçmen durumuna düşen insanların sorunları adlı genel bir raporda Ahıska Türklerine de yer verilmiştir. Bu raporda Rusya’ya çok açık bir şekilde çağrıda bulunulmuştur. “Bu insanlara vatandaşlık ver, ayrımcılığa son ver, baskı yapma ve durumlarını iyileştir” diye, açık ve net şekilde… Polonyalı arkadaşımız İwinski’nin hazırladığı raporda açık şekilde Ahıska Türkleriyle ilgili paragraflar yer almıştır. Yine 2005’te Avrupa Konseyi Parlamentosu’nda çok önemli bir rapor yazıldı ve kabul edildi: “Ahıska Türklerinin Durumu” adlı raporu  arkadaşımız Vermot Mangold hazırlamış ve Konsey’e getirmiştir. Bu 2005’te kabul edilen rapor, Ahıska Türklerinin bütün sorunlarını açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur.

Rusya’daki sorunlar, diğer ülkelerdeki sorunlar, sürgünden sonra karşılaştıkları sorunlar, maruz kaldıkları haksızlıklar, Rusya’da maruz kaldıkları baskı ve ayrımcılıklar, dışlanmışlık ve her türlü sorunlar tek tek bu raporda ele alınmıştır. Bu raporun karar bölümünde ise hem Rusya’ya hem de Gürcistan’a çok açık çağrılarda bulunulmuştur. Bu rapora bazı Rus ve Gürcü yetkililerin itiraz etmesine rağmen diğer ülkelerin oybirliği ile bu rapor kabul edilmiştir. Peki, Gürcistan’a ne çağrıda bulunmuştur bu rapor. Açık ve net bir şekilde demiştir ki, üye olurken üstlendiğiniz yükümlü olduğunuz sorumluluğu yerine getirin, çalışmaya sıkı bir şekilde başlayarak 2011 yılına kadar Ahıska Türklerinin geri dönüşümünü sağlayın.

Bu süreçte Avrupa Konseyi’nin Kalkınma Bankası’na başvurun. Çünkü Avrupa Konseyi’nin bir bankası vardır, bu tür projeler destekleniyor. Avrupa Konseyi’nin bu tür projelerinden yararlanın, teknik ekibinden yaralanın, biz de size yardım edelim. Hazırlamış olduğunuz yasayı da Avrupa Konseyi’ne gönderin ki, biz de bakalım bu yasaya, değerlendirelim. Fikrimizi söyleyelim ve ondan sonra Gürcistan Meclisine götürün gibi açık net ibareler koymuştur.

Diğer taraftan Rusya’ya da çok açık çağrılarda bulunmuştur. Rusya’ya denmiştir ki, derhal Ahıska Türklerinin bütün haklarını ver, baskılardan vazgeç, vatandaşlık konusunda da Rusya’nın 1991 yılındaki vatandaşlık kanunundaki uluslararası yükümlülüklerine atıfta bulunularak bunları söylüyor rapor. Karsnodar bölgesine yerleşmiş Ahıska Türklerinin orayı terk etmesi için de baskı yapma, geri dönüş gönüllü olsun diye net ifadeler yer almıştır. Ve Ahıska Türklerinin oluşturmuş oldukları sivil toplum örgütlerinden de yararlan, onlarla işbirliği içinde ol diye de Rusya’ya çağrıda bulunmuştur.

Değerli konuklar, yine 2005 yılında Rusya denetim raporu Avrupa Konseyi’nde kabul edildiği zaman, yani bu rapor bir ülkenin adeta MR’nı çekiyor. Ülkenin bütün sorunlarını, insan haklarından tutun, ekonomik, siyasî, sosyal, azınlık vs. yani tam anlamıyla o ülkenin bütün sorunlarına değinmektedir. Ve orada çok açık ve net bir şekilde bizim burada verdiğimiz önergelerle de Ahıska Türklerinin sorunları da dile getirilmiş, Rusya’ya açık bir şekilde çağrıda bulunulmuştur. Burada önemli olan iki tane çağrı şudur. Birincisi: Ahıska Türklerinin ülkeyi terk etmesi için baskı yapmayacaksın. Yani gönüllülük esastır. İkincisi de Krasnodar’da kalmak isteyenlere kayıtsız şartsız vatandaşlık vereceksin.

Buradaki kayıtsı şartsız vatandaşlık vereceksinin amacı şu: Ahıska Türklerinin vatandaşlık için başvurabilecek ellerinde herhangi bir belgesi yok. Dolayısıyla hangi belgeye göre vatandaşlık başvurunda bulunacak? Hiçbir başvuru şartı aranmaksızın Ahıska Türklerine otomatikman vatandaşlık vereceksin.

Yine 2005 yılında Gürcistan denetim raporunda aynı şekilde çağrıda bulunulmuştur. Burada da denilmiştir ki, gecikmeden yasa çalışmasına başla, 2011 yılına kadar tamamlanması gereken süreci başlat, savsaklama, geciktirme diye, Gürcistan’a da çok açık net şekilde çağrıda bulunmuştur.

İşte bu rapor ve çalışmalardan sonra Gürcistan bazı kararlar almaya başladı. Biliyorsunuz bir komisyon kurdular, ülkeyi terk edenlerin geri dönüşünün sağlanması için bir komisyon. Çatışmaları çözmeden sorumlu Devlet Bakanı, bu komisyonun başkanlığını yürütüyor, Türkiye’ye de geldi ve değerli büyüklerimizle görüştüler. Fakat sonra bu bakan görevden alındı, komisyon başkanlığı görevinden de alındı. Daha sonra yeni bir bakan atandı ama komisyon başkanlığı hâlâ boş bulunmaktadır. Bu komisyonu hazırlamış olduğu yasa tasarısı, Avrupa Konseyi’ne gönderilmiştir.

Biz de hemen arkadaşlarımızdan, Uluslararası Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu Başkanı ile birlikte bir heyet oluşturularak, Avrupa Konseyi Parlamentosu’nda olan Aksaray Milletvekili Ruhî Açıkgöz arkadaşımızla birlikte, TİKA’nın da yardımlarıyla oraya geldiler. Bu Gürcistan’ın hazırlamış olduğu yasayla ilgili düşünce ve görüşlerini anlatma imkânı sağladık orada.

Bu arada şunu da söyleyeyim, bu raporlar görüşülürken yani Ahıska Türklerinin Durumu adlı rapor görüşülürken, benim de başkanı olduğum komisyona Ahıska Türkleri Sivil Toplum kuruluşlarından yetkilileri davet ederek onları da dinleme fırsatı elde ettik. Bu yasa hakkında Avrupa Konseyi Parlamentosu da görüşünü belirtti. Ama bu yasanın 2006 yılında çıkması gerekiyordu. Gürcistan, yerel seçimleri bahane ederek 2007 yılında çıkarmayı vaat etti.

Buradan da anlaşıldığı gibi sonuca gelirsek Gürcistan, yasa başta olmak üzere süreci devamlı uzatmaya çalışmaktadır. Gürcistan’ın yapmaya çalıştığı başka bir şey de dönen Ahıska Türklerini anavatanları Ahıska’ya değil, Gürcistan’ın her yerine dağıtmaktır! Bu, hassas ve çok önemli bir konudur. Ahıska Türkleri kardeşlerimiz de tabii olarak, “Biz Ahıska bölgesine dönmek istiyoruz!” diyorlar. Bu hassas konuda hem Türkiye’nin hem birimlerinin hem de bizim uluslararası platformlarda dikkatli olmamız gerekiyor. Ahıska Türkleri anavatanlarına dönmek istiyor, Ahıska’ya dönmek istiyor, bunu sağlamamız gerekiyor.

Yine Gürcistan’ın yapmaya çalıştığı bir başka şey ise, sınırlama getirmek istiyor, yani belirli bir sayıda insanı almak istiyor. Bu konuda da son derece dikkatli olmalıyız. Başta da söyledim. Türkiye Gürcistan ile iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde bu konuda da Gürcistan’a yardım etmek istiyor. Bunu da değişik platformlarda Gürcistan’a belirtmiştir.


*Mevlüt ÇAVUŞOĞLU
 Antalya Milletvekili-Avrupa Konseyi PM Üyesi.