13KTüzmen

Ahıska Türkleri Vatan Topraklarına Döneceklerdir

Konuşmacı: Kürşat TÜZMEN

Burada Ahıska Türklerine yapılan, geçmiş yüzyılda yapılan ayıbı 21. Yüzyılda bütün insanlığın bir ayıbı olarak değerlendiriyoruz. Beraberce nasıl bir çıkış yolu bulabiliriz? Vatansız kalmanın acısını, vatansız olamayan bilemez. Ahıska Türklerine nasıl yardımcı olabiliriz, hep beraber bu konuda çalışma yapacağız. Çok önemli bir tarihî toplantı yapıldığını, tarihî bir konferans düzenlendiğini düşünüyorum. Gerçekten burada benden sonra konusunda birbirinden deneyimli, birbirinden bilgili çok değerli konuklarımız olacaktır.

Tabii ben olaya şöyle bakıyorum. En iyi bildiğim iş çerçevesinde olaya bakmak istiyorum. Çünkü 63 sene evvel Stalin tarafından başlatılan hareket sonucunda defalarca tehcire, kıyıma, sürgüne uğramış Ahıska Türkleri 63 sene sonra bir araya nasıl getirilebilir. Bunun bugünkü uluslararası platformlarda, diğer ülkelerin de katkısıyla gerçekten iyi analiz edilmiş şekilde yapılacağına inancım tamdır. Sizlerin bugün ortaya atacağı, bugün tartışılacak konular arasında, işin ayaklarının sağlam, duygusal çerçevede değil, yapabileceğimiz elimizdeki imkânlar çerçevesinde değerlendirilmesi lâzımdır. Yani, işin gerçekçi boyutunun da ortaya konulması gerekmektedir. Çünkü bugün, o günkü kıyımı yapanların hiçbirisi hayatta değil.

Hesap soracağımız ülkelere baktığımız zaman, dünyanın siyasî haritası da değişmiştir. Ama Ahıska Türklerinin çilesi bitmemiştir. Tabii ki dostane bir yaklaşımla bugün yaptığımız ve hükümetimiz döneminde uygulamaya koyduğumuz en başarılısı, en anlamlılarından bir tanesi haline gelmiş komşu ülkelerle, çevre ülkeler stratejisi çerçevesinde Ahıska Türkleri meselesini de bir ticarî ve yatırım boyutunda değerlendirebilir miyiz? Konuya bu taraftan bakmak istiyorum. Çünkü doğrusu biz Ahıska Türklerini canımızdan çok seviyoruz. Ben özellikle Orta Asya’da hangi ülkeye gidersem gideyim onlarla karşılaşıyorum. Kırgızistan’da bir toplantı yaptıktan sonra, orada yaşayan Ahıska Türkleri hemen gelip bize sıkıntılarını anlattılar. Özbekistan’a gittiğim zaman da böyle, Kazakistan’a gittiğim zaman da durum değişmemektedir. Azerbaycan, Rusya ve Ukrayna’da da aynıdır. Her yerde bir Ahıska Türkünü, yaşadığı sıkıntılarını mutlaka duyarız.

Tabii, bu ülkeler bizim çok iyi temaslarımızın olduğu ülkeler gurubunda. Özellikle bu gurupta olan çevre ülkelere karma ekonomik komisyonu başkanlığı yapıyorum ve ticareti onlarla artırmaya çalışıyorum. Geldiğimiz noktada bu ülkelerle 2002 yılında %7-8 ticaret yapabilirken, şimdi Türkiye, ticaretinin % 32’sini komşu ve çevre ülkelerle yapar duruma geldi. Tabii, bunlar hiç de kolay olmadı. Ama şuna bakıyorum, fuarlarla, karma ekonomi toplantılarıyla, karşılıklı ticaret heyetleriyle biz bu çerçeveyi düzelttikten sonra, ekonomik ilişkileri iyileştirdikten sonra siyasî ilişkileri de iyi noktaya getirmeyi başardık.

2000 yılından önce çevremizdeki ülkelerin hepsiyle sıkıntılar yaşıyorduk. Bir Yunanistan’la, Bulgaristan’la, Ukrayna’yla, Rusya ile, Gürcistan ile, İran’la, Suriye, Irak’la. Ama bugün hepsiyle dostane ilişkilerimiz var ve son üç dört senede bu ülkelerle ticaret hacmimiz 3-4 kat artmıştır.

Ahıska Türkleri gerçekten de genlerindeki hasretle bugüne kadar dimdik ayakta kalabilmeyi başarmıştırlar. Dürüst, çalışkan ve huzur içerisinde, gittikleri ülkelerin diğer etnik gruplarıyla gayet uyumlu yaşamaya ve çalışmaya gayret etmişlerdir. Ayakta kalabilme mücadelesi vermişler ve bugünlere kadar gelebilmişlerdir.

Ben, bu ortak özellikleri olan Ahıska Türklerinin, komşumuz Gürcistan’da yapacakları bir çalışma sayesinde belki bizlerin de gayretiyle, diğer komşu ve çevre ülkelerin de gayretleriyle nihayet vatan topraklarına geri dönebileceklerini ümit ediyorum.

Tabii bu uzun bir mücadeledir. 1944 yılında iki gün içerisinde sürgüne gönderilen bu millet, iki gün içerisinde tekrar geri gelemeyecektir. Ama bu, bizim yapacağımız samimi, özverili çalışmalarla bir noktaya taşınabilir diye düşünüyorum. Nasıl? Biz Gürcistan’la 2002 yılında 170 milyon dolar dış ticaret hacmine sahiptik. 2006 yılında bu 400 milyon doları aştı. Tabii ki bunu biz üç sene içerisinde bir milyar dolar seviyesine getirmek istiyoruz. Demiryolu, havaalanı, deniz ulaşımı, boru hattı gibi projeleri biz birlikte gerçekleştiriyoruz. Bugün Batum Havaalanını Gürcistan’la ortak kullanıma açacağız. Tiflis’te çok önemli çalışmalar var; temelini attığımız projelerin açılışları yapılacaktır. Gürcistan’la iyi ilişkiler içindeyiz.

Gürcistan’daki hükümette iyi arkadaşlarımız var. Başta Başbakan, Devlet Başkanı ve diğer bakanlar olmak üzere hepsiyle iyi ilişkiler içerisindeyiz. Ama tabii ki Ahıska Türklerinin Gürcistan ekonomisine katkısının ne derecede iyi olacağını iyi anlatmamız gerekir. Bir topluluğu bir yerden alıp bir yere yerleştirmek kolay değildir. Bunun alt yapısını iyi hazırlamamız lâzım. Ahıska Türkleri çalışkan, deneyimli, birikimli, uzman insanlardan oluşuyor. Türkiye ile beraber ürün paylaşımı modeli içerisine, biz yanı başımızdaki boş olan köylere üretime, sanayiye katkıya nasıl dönüştürebiliriz bunun alt detaylarını iyi incelememiz gerekir. Ancak o zaman doğru kararları verebilir ve yolumuza devam edebiliriz.

Bu olay, bugünkü Gürcistan’ın suçu değil; 44 senesinde Stalin tarafından yapılan mezalim, bir ülkeye yüklenemez. Tabii dağılan SSCB’den sonra Rusya Federasyonu bütün sorunları çözebilme gayretini gösterecektir ama bizim de yardımcı olmamız lâzım. Samimî bir şekilde Ahıska Türklerinin problemini ortaya koymak lâzımdır. Bulundukları ülkelere ekonomik açından nasıl yardımcı oluyorlar ve yanı başımızda dönmek istedikleri Gürcistan’daki vatan toprağında Gürcistan ekonomisine ve çevre ülke ekonomilerine nasıl katkıda bulunabiliriler, bunu çok iyi analiz etmemiz lâzım.

Elle tutulabilir bir projeyle biz bu işte devamlılık sağlayabiliriz. Tabii benim konuşmam kendi bulunduğum pencere açısından tamamıyla duygusal olmayan ticaret ve sanayi yaklaşımı ile mutlaka bir şekilde alt tabanın yapılması gerektiren bir konuşmaydı. Ama duygularımızı anlatmaya burada saatlerin yetmeyeceğini biliyoruz. Ahıska Türkleri, her zaman bizim kalbimizde, bütün dünyada şerefle taşımaya çalıştığımız ay yıldızlı bayrağımızın önemli bir parçasıdır. Bütün bizim buradaki eski Osmanlı coğrafyasının mirasçısıdır. Dolayısıyla bir ayrımız gayrımız yoktur.

Sizlerin bugün alacağı kararlar ve yapacağı değerli çalışmaları elimden gelen bütün gücümle desteklemeye çalışacağım. Tabii ki, hükümetimiz de sizin sorunlarınızı çok çok iyi değerlendirmeye çalışmaktadır. Burada biz herhangi bir parti ayrımı, siyasî ayrım göstermeden bu konuya bakıyoruz.

Ahıska Türklerinin sorunu hepimizin sorunudur. Türkiye bu konuda iktidarıyla, muhalefetiyle, bütün partileriyle sizlerin çalışmalarına tam destek vermektedirler.

*Kürşat TÜZMEN (Devlet Bakanı)