English
 
 
   
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
17 .Sayı 16 .Sayı 15 .Sayı
 
 
 
 
Vatanda Hayat Var!
 
Bizim Ahıska

Yıllar var ki insanoğlu gezegenlere tırmanmaktadır. Hatta yakın zamanda, su olup olmadığını anlamak için Ay toprakları bombalandı.

Sadede gelecek olursak, bir zamanlar atalarımızın şen-âbâd yaşadığı vatanımız Ahıska topraklarında, insanoğlunun aradığı su, hava ve ekmek ziyadesiyle var.

Bir vahşet tablosundan başka bir şey olmayan 1944 sürgününün üzerinden tam 65 yıl geçti. 1944 Kasımında halkımızın bahtı kararmıştı bir kere. Talih yüzüne gülmedi. Halk,  sürgünden sürgüne gitti.

İçinde vatan olmayan göç hareketlerinin hangisi gönüllü olabilir ki…

Halkın bir kısmı, ilk sürgün yerleri olan Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dan ayrıldı.  Stalin’in cehenneme gittiği 1953’ten sonra vatana dönüş çabaları hep sonuçsuz kaldı. Bir kısım hayatlar, 1958’de önce Azerbaycan, 1989-Fergana olayları sonrası Rusya ve Ukrayna’da yaşamaya devam etti. Ardından Türkiye ve ABD eklendi.

Ama bunların hiçbiri vatan hasretini dindiremedi. Hiçbiri, halkımızı bir vatan gibi kucaklamadı. Aksine ayrılıklar, hicranlar daha da çoğaldı.

Gönüllü veya gönülsüz de olsa, Gürcistan, bir devlet olarak 1944 sürgünün kabul etmiş, 2007 yılında vatana dönüşle ilgili bir kanun çıkarmıştır. Bu kanun, birtakım yanlış, noksan ve belirsizliklerine rağmen, vatanın kapısını aralamıştır. Ama selim bir akılla düşündüğümüz zaman, halkımızın vatana dönüş arzusu ve gayretiyle bu aralığın derecesini tayin edeceğimiz kesindir.

Söz konusu kanuna göre müracaat ederek uzun süre beklemeye gerek görmeyen bir kısım hemşehrilerimiz, bugün Ahıska’da yaşamaktadırlar. Hangi vicdan, elli civarında aileden meydana gelen bu canları orada böyle küçük bir grup hâlinde yaşamaya terk etmek ister?

Vatana dönüş için müracaat süresinin dolmasına az bir zaman kaldı. 2009 yılıyla birlikte bu süre de dolmuş olacak.

Yarım milyona yakın bir halkın hiç olmazsa 20-30 bini vatana dönmezse, tarih bunun hesabını hem Türkiye Cumhuriyeti’nden hem de tek tek bizlerden soracaktır. Ve bu topraklarda kalan atalarımızın ruhu peşimizi bırakmayacak, iki yakamız bir araya gelmeyecektir…

Artık kimse bizi Stalin dönemi metotlarla korkutmamalıdır.

Büyük ve güçlü bir Türkiye’nin komşusu olan Gürcistan da, hiçbir zaman kendisine zararlı bir unsur olmamış Ahıskalılar hakkında, mide bulandırıcı söz ve hareketlerden kaçınmalıdır. İşte görüyoruz: 65 seneden beri bu yurdun insanı gurbetlerde çile çekerken bu toprakların da yüzü gülmemiştir. Bir zamanların paşa konakları, tüccarı, geleni gideni olan Ahıska başta olmak üzere, Adigön, Abastuban, Azgur, Aspinza ve Hırtız’ı görenlerin içi yanmaktadır. Zira bu güzel memleket, melûl mahzun bir hâldedir.

Hâlbuki burada, çalışan, alın teri döken insandan başka her şey var! Tabiat bütün güzelliği ve cömertliği ile bizi bekliyor.

Aziz hemşehriler, bize düşen şudur: Ya vatana dönecek, ata yurdunu yeniden şenlendireceğiz yahut da gidenlere yardımcı olacağız! Bütün mukaddes değerlerimiz, bize bunu söylüyor.

Gurbetlerde ayrılık var, hüzün var, belki sonunda yokluk var.

Vatanda mazi var, hatıralar var, ata dedeler var.

Vatanda berrak pınarlar, meyveye durmuş ağaçlar, sahibinin yolunu gözleyerek nefes alan toprak var.

    Vatanda hayat var.

 
 
  Ziyaretçi İstatistikleri En Çok Okunanlar   Bugün En Çok Okunanlar   Son Bakılan Yazılar
  Şu anda: 7 kişi
Bugün: 46 kişi
Bu ay: 1752 kişi
-- Uzaklarda Kalan Kardaşlar
-- Ahıska Türklerinin Bitmeyen Göç Trajedisi ve Ardahan'dan Sarıkaya'ya Göçler
-- Federasyonumuz ve Derneklerimiz
-- Akdağmadeni ve Ahıskalılar
-- Anadolu'nun Bağrında Unutulmuş Ahıskalılar

  -- Anadolu'nun Bağrında Unutulmuş Ahıskalılar
-- XI. Türk Kurultayı
-- Hristiyan Atabekler Hükümeti - I* (1268-1578)
-- Ahıska'da Müzik Geleneği
-- Ahıska Hatıraları
  -- Vatanda Hayat Var!
-- Uzaklarda Kalan Kardaşlar
-- Ahıska Türklerinin Vatana Dönüşü Yolundaki Gelişmeler
-- Ahıska Atasözleri
-- Federasyonumuz ve Derneklerimiz
 Bizim Ahıska Dergisi Tasarım:Emre Asker